Hipertansiyon Tanısı Yüksek Tansiyon Teşhisi

Hipertansiyon Tanısı, Hiper Tansiyon Teşhisi

Yaşımız ilerledikçe, büyük ve küçük tansiyonlarımız da yükselir. Bu nedenle, 25 yaş için yüksek olarak kabul edilebilecek bir tansiyon, 65 yaş için gayet doğaldır. Büyük atardamarlar, zamanla esnekliklerini daha çok yitirdiklerinden, büyük tansiyonun yükselmesi, daha sık rastlanan bir olgudur. 45'inci yaştan 70'inci yaşa kadar, büyük tansiyon, cıva göstergesine göre, her yıl için ortalama bir milimetre yükselir.Hangi düzeye ulaştığı zaman tansiyon için artık "anormal" denilebilir? Hemen herkesin tansiyonu, gece ve gündüz, hareketlilikte ve durağanlıkta, gerilim ve rahatlık anlarında farklılıklar gösterdiğinden, bu soruya çok kesin bir yanıt vermek kolay değildir. İşte bu nedenledir ki, bir hastanın tansiyonunu ölçmeden önce, birkaç dakika dinlenmesine ve rahatlamasına olanak tanımak, sağlıklı bir sonuç açısından önem kazanır. Eğer genç bir insanda, hele birden çok ölçümde tansiyon 140/90 çıkmışsa, bu "anormal bir durum" demektir. Eğer hasta çok şişmansa, tansiyon verilerini değerlendirirken, doktor ölçüm sırasında basıncı damara ulaştırmadan önce, oldukça kalın bir yağ tabakasından da geçirdiğini hesaba katmalıdır.

Bir insanın tansiyonu, birkaç ölçümde olağandan çok yüksek çıkarsa, o kişi için kolaylıkla "hipertansiyon hastası" diyebiliriz. Ama eğer, ölçümler, yaşa göre normal tansiyonun biraz üzerinde sonuçlar veriyorsa, o zaman iş biraz zorlaşır. Böyle bir durumda, doktor, hastasıyla ilgili kararı diğer gözlem ve araştırmalarından sonra verecektir. Bazı insanlar, çok düşük tansiyonları olabileceğinden endişe ederler. İnce, uzun boylu, atletik yapılı insanların çok az da olsa düşük tansiyonlu oldukları görülmüştür. Ama bu, üzerinde çok durulacak kadar önemli boyutlarda bir olay değildir

Yansıtma

Tıp biliminde, hastalığı olabildiğince erken saptamak ve "risk faktörleri"ni belirleyebilmek açısından ekranlar üzerinde yapılan yansıtma işlemleri büyük önem taşır. Örneğin 1940'lı ve 1950'li yıllarda, seyyar ekiplerce gerçekleştirilen röntgen taramaları, o yıllarda günümüze göre çok daha yaygın olan verem hastalığı ile yapılan mücadeleye çok büyük katkıdabulunmuştur.

Şişmanlık ve ailesel etkenler, yüksek tansiyon hastalığının ortaya çıkması için birer risk faktörüdür. Kalbin işlevini elektronik yöntemlerle kaydetmeye yarayan elektrokardiyografi, göğüs röntgenleri ve kan incelemeleri, öteki risk faktörleri ile ilgili olarak çok değerli bilgiler verirler. Tüm bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, hastalığın seyri hakkında kesin bir saptama yapmak ve hastaya ona göre önerilerde bulunmak kolaylaşır. Ailemizi seçebilmek ve kalıtımsal özelliklerimiz üzerinde söz sahibi olmak gibi bir şansımız bulunmadığından, doktorun bize ileteceği öteki risk faktörleri ile ilgili değerlendirme ve önerilerini çok iyi uygulamalı, gerekirse, alışkanlıklarımızı da değiştirmeliyiz.Son zamanlarda, sağlık merkezlerinde ve kliniklerde, kan basıncının ekrana yansıtılması için bazı çalışmalar yapıldı. Ancak bu girişimlerin tam başarıya ulaştığı söylenemez. Birçok kişi, kan basıncını yani tansiyonunu ölçtürmekten kaçındı ve bu konuya çok az ilgi gösterdi. Ayrıca, oldukça gerilimli ortamlarda ve ayaküstü yapılan bir tek ölçümle, sağlıklı bir karar vermek de olası değildir. İnsanın kendi kendine tansiyon ölçümü yapabilmesi için de bazı aygıtlar geliştirildi. Ne var ki, tüm kurallar yerine getirilmeden ölçüm yapılması hatalı sonuçların alınmasına neden olacağından, bu aygıtların hastalar tarafından doğrudan kullanılması da beraberinde bazı sakıncalar getirdi. Şimdilik tansiyon ölçümü konusunda en iyi yöntem, hastanın, bir doktor ya da hemşireye bu işi yaptırması ve onların önerilerini dikkate almasıdır.